D-VİTAMİNİ HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN 7 YANLIŞ (Özellikle 6. ve 7.yanlışlara dikkat!!)

D-VİTAMİNİ HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN 7 YANLIŞ (Özellikle 6. ve 7.yanlışlara dikkat!!)
Pek çok hastalığın altında yatan sebeplerin içinde D-vitamini eksikliği bulunuyor. D-vitamini ve güneşlenme hakkında doğru bilinen bazı yanlışları ve DOĞRULARINI bir makalede topladık

Heal İstanbul’da her gün, çok fazla kişinin D-vitamini seviyesinin risk oluşturacak kadar düşük olduğunu görüyoruz. Bilimsel veriler de bu gözlemimizi doğruluyor. Pek çok hastalığın altında yatan sebeplerin içinde D-vitamini eksikliği bulunuyor. 

D-vitamini ve güneşlenme hakkında doğru bilinen bazı yanlışları ve DOĞRULARINI bir makalede topladık:

YANLIŞ 1. D-VİTAMİNİ SADECE KEMİK SAĞLIĞI İÇİN GEREKLİDİR. 

Aslında D-vitamini A’dan Z’ye bedenin neredeyse tüm sistemleri ve işlevleri için gereklidir. D vitamini eksikliğinde bakın bedenin nerelerinde nasıl sorunlar oluşabiliyor:

- Kalsiyum metabolizması → Kemikler güçsüzleşir ve erime (osteoporoz) başlar (çocuklarda kemik gelişimi yavaşlar), eklemlerde kireçlenme ve organlarda taş oluşumu, eklem, kemik ve kas ağrıları artar.

- Kalp ve damar sistemi → Damar tıkanıklığı ve kalp hastalığı riski artar, yüksek tansiyon ve dolaşım bozukluğu baş gösterir.

- Metabolizmanın dengeli çalışması → Genel enerji seviyesi düşer, kilo sorunları ve obezite riski artar, kolesterol dengesi bozulur, yara ve hasarların iyileşmesi yavaşlar.

- Bağışıklık sistemi → Hastalıklara karşı direnç düşer, sık soğuk algınlıkları ve solunum yolu iltihaplanmaları yaşanır, kronik enfeksiyon ve iltihabi tüm rahatsızlıkların iyileşmesi zorlaşır, kanser ve tüm oto-immün hastalıklarının riski artar ve tedavisi zorlaşır .

 - Sinir sistemi → Strese karşı dayanıklılık azalır, asabiyet, anksiyete ve depresyon artar, iyi bir ruh halinin korunması güçleşir, hafıza zayıflar, analitik düşünme kapasitesi azalır, Alzheimer riski artar. 

- Endokrin sistemi → Hormon düzensizlikleri ve tiroid hastalığı riski artar, adet öncesi rahatsızlıklar artar ve adet döngüleri bozulabilir, erkeklerde iktidarsızlık ve erken boşalma sorunu oluşabilir. 

YANLIŞ 2. D-VİTAMİNİ İÇİN NORMAL SINIR 20 İLE 50 ng/ml ARASINDADIR, FAZLASI TOKSİK ETKİ YARATIR. 

- Pek çok laboratuvar D-vitamini için ideal kan değerlerini 20 ile 50 ng/ml aralığında belirtir. Ancak son yıllarda yapılan araştırmaların sonuçları değerlendirilerek, ABD ve Avrupa’da pek çok özel klinik ideal aralığın sağlıklı kişilerde 50 ile 70 ng/ml, kanser ve kalp hastalığı olan kişilerde ise 70 ile 100 ng/ml aralığında olmasının gerektiğini benimsemişlerdir. 

- D-vitamini takviye olarak alındığında mutlaka beraberinde K-2 vitamini de alınmalıdır. K-2 vitamini sayesinde D-vitamininin üretimini arttırdığı kalsiyum taşıyıcı proteinler kalsiyumu doğru yerlere taşıyabilir. K-2 eksikliğinde çok miktarda protein ve kalsiyum kana karışıp böbreklere aşırı yük bindirebilir. Beraberinde yeterli miktarda K-2 vitamini alınırsa kandaki D-vitamini seviyesi 100 ng/ml’yi geçse bile toksik etki yapmaz. 

YANLIŞ 3. D-VİTAMİNİNİ TAKVİYE OLARAK ALIP NORMAL SEVİYEYE ULAŞTIRDIYSANIZ ARTIK BİR DAHA TAKVİYE ALMANIZA GEREK KALMAZ. 

- D-vitamini bedende ancak kısa sürelerle depolanabilir ve depoların sürekli yeniden doldurulması gerekmektedir. Stresi yüksek bir yaşam tarzı, D-vitaminine olan ihtiyacı arttırır. Eğer D-vitamininiz yetersiz güneşlenmeden ve stresli yaşam tarzınızdan dolayı bir defa düşmüşse, takviye alarak yükseltseniz bile kısa bir süre içinde yeniden düşecektir. Bu yüzden düzenli aralıklarla D-vitaminini takviye etmeye devam etmeniz gerekmektedir. Bundan da iyisi, düzenli olarak açık havaya ve güneşe çıkma alışkanlığı geliştirmektir. 

YANLIŞ 4. GÜNDE 400 IU (International Units) D-VİTAMİNİ ALMAK YETERLİDİR.

- 20 dk güneşlenmek bile 3000 üniteye kadar D-vitamini almanızı sağlar ve ideal olarak bundan çok daha fazlasını yılın çoğunda her gün doğal yollarla güneşten almamız gereklidir. Ayrıca, doğal olarak güneşten elde edilen D-vitamini ile kimsenin zehirlendiği görülmemiştir. 

- Günde ne kadar D-vitamini alındığından çok, D-vitamininin kandaki seviyesi önemlidir. Eğer D-vitaminiz düşükse ve yükseltmeye çalışıyorsanız, 400 IU’den daha yüksek miktarda takviyeye ihtiyacınız olabilir. 

- Hamile kadınlarda günde 4000 IU D-vitamini takviyesinin doğum komplikasyonlarını azalttığı ve bebeğin gelişimini desteklediği görülmektedir. 

YANLIŞ 5. D-VİTAMİNİ GÜNEŞTEN DERİ YOLUYLA DEĞİL, TAKVİYE OLARAK AĞIZ YOLUYLA ALINDIĞINDA, BU SAĞLIĞINIZ İÇİN YETERLİDİR VE GÜNEŞE ÇIKMANIZA GEREK KALMAZ

- Güneş ışığının deriye direk teması ile bedenin doğal olarak ürettiği D-vitamini, takviye olarak oral yolla alınan D-vitamininden fizyolojik olarak çok daha fazla etkilidir. 

- Kaldı ki güneş ışığı, su ile birlikte dünyadaki yaşamın en önemli iki kaynağından biridir. Güneş ışığının faydalarını D-vitamini ile sınırlamak yetersiz bir yaklaşım olur. Kızıl-ötesi ışınlardan ultra-viyole ışınlara kadar, güneşten dünyaya ulaşan her dalga boyundaki ışın türünün insanlar dahil tüm canlıların fizyolojisinde çok önemli ve spesifik etkileri vardır. Hücrelerimizde farklı dalga boyundaki güneş ışınları için reseptörler mevcuttur ve bu, doğal güneş ışığının sağlığımız için hava ve su gibi temel ihtiyaçlarımız arasında olduğunun kanıtıdır. 

YANLIŞ 6. EĞER GÜNEŞİN BOL OLDUĞU BİR YERDE YAŞIYORSANIZ MUHTEMELEN D-VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ YAŞAMAZSINIZ. 

- D-vitaminini doğal yolla güneşten alabilmek için, güneşle yeteri kadar gündelik direk deri temasının olması gerekmektedir. Kapalı yerlerde ve gölgede bulunurken güneş aracılığı ile D-vitamini üretemeyiz. Cam ve pencere ardından gelen güneş ışığı da D-vitamini üretimi sağlamaz. Koruyucu güneş kremleri de D-vitamini üretimini engeller.  

 - İlginçtir ki dünya genelindeki endüstriyelleşmiş bölgelerde yapılan araştırmalarda, güneş ışığı bölgede çok da olsa az da olsa, kapalı ortamlarda çalışan insanlarda eşit düzeyde D-vitamini eksikliği olduğu saptanmıştır. 

- Başka bir deyişle, açık havada güneşe yeteri kadar çıkmıyorsanız, yazın da kışın da eşit düzeyde D-vitamini eksikliği yaşayabilirsiniz. 

YANLIŞ 7. ÖĞLEN VAKTİ DOĞRUDAN GÜNEŞ IŞIĞINA KORUYUCU KREM SÜRMEDEN ÇIKMAK SAĞLIĞA ZARARLIDIR. 

- Tam tersi, özellikle gün içinde 11:00 ila 15:00 saatleri arası (yazın 10:00-16:00) güneşe çıkmak, sağlığımız için en iyi olanıdır. Bu saatlerde D-vitamini üretilmesini sağlayan UVB ışınları en güçlü şekilde yeryüzüne ulaşır. UVB ışınları cilt kanserine karşı koruyucudur. Bunun dışındaki saatlerde, yalnızca UVA ışınlarına maruz kalırız. UVB eksikliğinde UVA ışınları cilde zarar verir ve kanser riskini arttırır. 

 - Cildin yanması da tabi ki cilde zarar verir ve kanser riskini arttırır. Bu yüzden ideal olan, öğlen saatlerinde güneşlenmek, ancak güneşlenme süresini cildin renginin çok hafifçe değişmesiyle sınırlamamızdır. Çok açık tenli olanlar için bu sınır 10 dakika, koyu tenli olanlar için 30-40 dakika olabilir. Bol güneşli ve sağlıklı günler.